Facebook’a çok yakında “beğenmeme” butonu geliyor

, ,

dislike1-940x470
Mark Zuckerberg, bugün yaptığı bir basın toplantısında soru cevap sırasında çok yakında “dislike” butonunun geleceğini duyurdu. Oldukça sık sorulan bir soru olması nedeniyle bu soruya açıklık getirmesi gerektiğini düşündüğünü belirten Zuckerberg; “İnsanlar yıllardır “dislike” butonu hakkında sorular sorup duruyorlar, bugün özel birgün çünkü bu buton üzerinde uzun zamandır çalışıyoruz ve yakında görücüye çıkaracağız” dedi.

Mark Zuckerberg yıllardır bu butonu neden yayına almadıkları konusunda da “Facebook’un Reddit gibi oylama sistemine dönüşmesini istemiyoruz, bu nedenle böyle bir butonu hemen yayına almadık” şeklinde açıklamada bulundu.

Böyle bir butonun gelmesi konusu gerçekten çok büyük bir önem arzediyor çünkü kimse fotoğrafının altında onlarca “dislike” görmek istemez. Fakat Mark Zuckerberg son dönemde yaşanan Suriye mülteci krizine de atıfta bulunarak bu konuda kimse “like” yapmak istemez. Oylama sisteminden farklı olarak insanların “farklı duygularını açıklayabileceği” bir butona da ihtiyaç duyduklarını belirtti. Aynı durum bir yakınının ölümünü paylaşan kişiler için de geçerli. Çevrelerindeki kişiler bu konuda nasıl bir aksiyon alacaklarını tam olarak bilemiyorlar.

Burada en güzel tanımlama sanırım Zuckerberg’in de belirttiği gibi “her an, güzel bir an değildir” olacaktır. Çünkü insanlar bazı durumlarda empati kurmak isterler.

İnsanları harekete geçirmek kolay olduğu kadar da zor bir iştir. Bunun “dislike” butonu ile çözüleceğini düşünmüyorum fakat Facebook ekibi bu konu üzerinde çok ciddi bir zaman harcayarak gerçekten hepimizi şaşırtacak bir buton ortaya çıkarmış olabilir. Her yerde like arayan gözler artık çok daha farklı bir şeye dönüşebilir. Merakla bekliyoruz.

Alıntı

Halet Çambel bakın neden doodle oldu?

,

google-dan-halet-cambel-icin-doodle

Popüler arama motoru Google bazı özel günlerde farklı Google logosu tasarımları yapmaya devam ediyor. Özel kişiler ve günler için sıklıkla anasayfasındaki logosunu yenileyen Google, bu sefer ünlü Türk arkeolog Halet Çambel‘in 99. doğum günü için özel bir doodle tasarladı.  Peki Halet Çambel kimdir?  İşte Halet Çambel hakkındaki kapsamlı bilgiler ve Google’ın hazırladığı doodle.

HALET ÇEMBEL KİMDİR?

Halet Çambel Almanya’nın Berlin kentinde 27 Ağustos tarihinde dünyaya gelmiştir. Türkiye’nin ilk açık hava müzesini kuran  Halet Çambel 12 Ocak 2014 tarihinde hayata veda etmiştir.

Bilim dünyası tarafından “Hitit hiyerogliflerinin çözüldüğü yer” olarak tanınan Karatepe-Arslantaş Höyüğü’nde Türkiye’nin ilk açık hava müzesini kurmasıyla bilinen Halet Çambel, stajyer olarak başladığı kazıları hayatı boyunca sürdürmüştür.

Halet Çambel aynı zamanda Türkiye’yi eskrim dalında temsil ederek, Suat Fetgeri Aşeni ile birlikte “Olimpiyatlara katılan ilk Türk kadın sporcu” ünvanını kazanmıştır.

Ailesi ve gençliği

27 Ağustos 1916’da Berlin’de dünyaya geldi. Babası, Almanya’da askeri ataşelik görevi yapan ve Atatürk’ün yakın arkadaşlarından HASAN Cemil Bey, annesi dönemin Berlin Büyükelçisi İbrahim Hakkı Paşa’nın kızı Remziye Hanım’dır. Dört çocuklu ailenin üçüncü çocuğu idi. Hukukçu ve gazeteci Leyla Çambel ile kanser araştırmacısı Perihan Çambel’in kardeşi, mühendis Bülent Çambel’in ablasıdır.

I. Dünya Savaşı sonrası mütareke döneminde anne babası ile bir süre İsviçre ve Avusturya’da yaşadıktan sonra, cumhuriyetin kurulmasını takiben 8 yaşında Türkiye’ye geldi.

Ortaokul ve liseyi Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nde okudu. Sanat tarihi öğretmeninin etkili anlatımı ve İstanbul’un tarihi mekanlarına düzenlediği geziler lise yıllarında onu derinden etkiledi. Okulda, eskrim sporu ile de tanıştı ve bu konuda ustalaştı.

Lise öğrenimini tamamladıktan sonra Fransız hükümetinden aldığı bursla Paris Sorbonne Üniversitesi’nde 3 yıl arkeoloji lisans öğrenimini gördü; ayrıca Hititçe ve eski İbranice öğrendi. İlk kazı deneyimini 1935 yılında yaşadı. Dr. Kurt Brittel’in başkanı olduğunda Alacahöyük kazısına stajyer olarak katıldı.

Olimpiyatlara katılması

Fransa’daki lisans öğrenimi sırasında boş vakitlerini eskrim ve binicilikle değerlendiren Çambel, 1936 Yaz Olimpiyatlarında eskrim dalında Türkiye’yi temsil etti ve Suat Fetgeri Aşeni ile birlikte olimpiyatlara katılan ilk Türk kadın sporcu oldu. Turnuva sırasında Adolf Hitler tarafından görüşmeye çağrılan Çambel, hükumetin izni olmadan görüşmeyeceğini bildirerek reddetti

Türkiye’ye dönüşü

1938 yılında lisans öğrenimini tamamladıktan sonra Sorbonne’da doktora yapmaya başlayan Çambel, 1939 yılının yaz aylarında İstanbul Fransız Arkeoloji Enstitüsü’nün, Dr. Emilie Haspels baskanlğında yürüttüğü Yazılıkaya/Midas şehri kazısına katılmak üzere Türkiye’ye geldi. II. Dünya Savaşı sebebiyle Fransa’ya dönemeyince İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Helmuth Theodor Bossert’in asistanlığını yaptı.

1940 yılında Tan Gazetesinde çalışan sol görüşlü bir gazeteci-yazar olan Nail Çakırhan ile evlendi. Üniversitede kadro olmadığından bir süre Haydarpaşa Lisesi’nde Fransızca öğretmenliği yaptı. Doktora çalışmasına İstanbul Üniversitesi’nde devam eden Çambel, Türk Tarih Kurumu adına Kırşehir Hashöyük’teki kontrol kazısını gerçekleştirdi. 1946’ya kadar Dr. Bossert ile birlikte Anadolu’da araştırma gezileri yaptı.

Karatepe kazıları

1946 yılında Kayseri-Adana arasında kalan bölgedeki Hitit eserlerini incelemek için Bossert ile birlikte çıktıkları gezide Karatepe bölgesindeki kalıntılara ulaşmaları kariyerinde belirleyici oldu. Araştırma ekibi, Hitit hiyeroglifleri ve Fenike yazısının bir arada kullanıldığını görmüş ve Fenike yazısı tercüme edilebildiği için, bu keşif Hitit hiyerogliflerinin nihai çözümü olmuştur. Karatepe-Arslantaş Höyüğü’nde Bossert tarafından başlayan kazı çalışmalarına 1952’den sonra Çambel başkanlık etti. Karatepe’de ortaya çıkarılan arkeolojik buluntuların restorasyonu, korunması ve sergilenmesi için bir açık hava müzesi kurulmasına ön ayak oldu. Mimar Turgut Cansever’in yaptığı projenin uygulanması işini Çambel’in eşi Nail Çakırhan yürüttü.

1948-1959 yıllarında, Karatepe’deki çalışmaların yanı sıra Fransız Arkeoloji Enstitüsü’yle birlikte Yazılıkaya/Midas şehri kazısını yürüttü.

1960 Darbesinden sonra 1960 İhtilali’nden sonra 147’ler listesinde yer alarak üniversiteden ihraç edildi. Eşiyle birlikte Karatepe’de çalışmalara devam eden Çambel, 1962-1963’te Almanya’da Saarbrücken Üniversitesi’nde konuk öğretim üyesi olarak çalıştı. Türkiye’ye döndükten sonra İstanbul Üniversitesi’ndeki görevine döndü ve Prehistorya Kürsüsü’nü kurdu.

1964 yılında Chicago Üniversitesi’nden Robert J. Braidwood ve eşi Linda S. Braidwood’la birlikte Ergani’de Çayönü höyüğü kazısına başladı. Kote Çemi (Hilar – Çayönü) kalıntılarını gün ışığına kavuşturdu; bu bölgede günümüzden 8.000 yıl önce avcı-toplayıcılıktan tarıma geçildiğinin kanıtlarını ortaya çıkardı.

Çambel’in çabalarıyla kurulan İstanbul-Chicago Üniversiteleri Güneydoğu Anadolu Tarih öncesi Araştırma Kamu Projesi çerçevesinde, 1964’te Urfa-Bozova’da Biris Mezarlığı ve Söğüt Tarlası, 1968 ve 1970’de Diyarbakır Girikihacıyan kazıları gerçekleştirildi.

Çambel, Keban Barajı’nın yapımıyla su altında kalacak olan alanların taranması için 1966’da başlayan çalışmalara öncülük etti.

1976’da TÜBİTAK’a bağlı bir Arkeometri Ünitesi kurulmasına katkıda bulundu.

Emeklilik yılları

1984 yılında emekli oldu. Kazılara katılımını ve yazılarını emekliliğinde de sürdürdü. Arnavutköy’de “Kırmızı Yalı” olarak bilinen ailesinden kalma evini 2004 yılında Boğaziçi Üniversitesi’ne bağışladı. Yapı, Halet Çambel ve Nail Çakırhan Arkeoloji ve Geleneksel Mimarlık Araştırmaları Merkezi’ne dönüştürülmek üzere restore edilmektedir.

2005 yılında Hollanda devletinin kültür ve kalkınmaya hizmet edenlere verdiği Prens Claus ödülü’nün sahibi oldu. 2010 yılında kendisine T.C. Kültür Bakanlığı tarafından Kültür ve Sanat Büyük Ödülü verildi.

12 Ocak 2014 tarihinde İstanbul’daki evinde yaşamını kaybetti.

Halet Çambel’in Karatepe kazısı

Arkeolojinin en önemli isimlerinden Prof. Halet Çambel, 12 Ocak’ta hayata veda etti. Yaptığı kazılarla tarih öncesi çağa ışık tutan ve birçok eserin günümüze taşınmasını sağlayan Çambel’in aynı zamanda mimarlık kültürüne yaptığı katkılar da unutulmazdı. Kariyerinin kırılma noktasını 1950’lerde yürüttüğü Karatepe Höyüğü Kazıları ile yaşayan Çambel’in bundan sonra hayatı boyunca üzerinde durduğu en önemli çalışması olacak Karatepe Kazıları, iki usta mimarın elinden çıkacak bir mimarlık eserinin temellerini atacaktı.

Hitit antik kenti Karatepe, 1946 yılında Prof. Bossert ve Halet Çambel tarafından keşfedilmişti. Bu tarihten sonra Çambel’in hayatını adayacağı Karatepe Kazıları, tarih öncesi birçok eserin gün yüzüne çıkmasına katkıda bulunurken mimarlık kültürüne de büyük bir katkı koydu.

1950’lerde Karatepe Kazılar’ında elde edilen arkeolojik buluntuların restorasyonu, korunması ve sergilenmesi için geniş bir alanın saçaklıkla örtülmesi gereksinimi burada bir mimari eserin oluşmasına katkıda bulunur. Çalışmalara başlayan müteahhit işi bıraktığı için Çambel’in eşi Nail Çakırhan yarım kalan çalışmaları yürütmek üzere işe koyulur. Böylece Türkiye’nin ilk Ağa Han ödüllü alaylı mimarı Nail Çakırhan, avan projesini Turgut Cansever’in yaptığı Karatepe projesi ile mimarlığa adımını atmış oldu.

İki usta mimarın birlikteliğinde Türkiye’nin ilk açık hava müzesi ve ilk geniş saçaklı görünebilen beton uygulaması ortaya çıktı. Bundan sonra da kazı evi, karakol, orman bölge şefliği binaları, bölge okullarının inşası birbirini takip etti. Çambel ve Çakırhan çiftinin Karatepe’deki büyük çabaları, arkeoloji ile mimarlığın iç içe geçtiği başarılı bir proje ortaya çıkararak mimarlık kültürüne unutulmaz bir katkı koymuş oldu.

Alıntı

İnstagram’ın önlenemez yükselişi

,

instagram

2010 yılında aslında ‘filtreli fotoğraf paylaşım platformu’ dan ziyade farklı bir modelde kurulan instagram, günümüzde dünyanın en büyük sosyal ağlarından biri haline geldi. Güncel açıklanan rakamlara göre instagram’ın 2014’ün son döneminde 300 milyonun üzerinde aylık aktif kullanıcısı bulunuyor.

Mart 2014’te 200 milyon olan bu rakamın, sadece 10 ayda 300 milyona çıkmış olması oldukça dikkat çekici bir gelişme ki instagram bu gelişmeyle beraber tahminlere göre aylık aktif kullanıcı sayısında twitter’ı da sollamış oldu. Son güncel rakamlara baktığımızdaysa yaklaşık olarak 2 sene önce facebook tarafından satın alınan instagram’da günde 70 milyon fotoğraf paylaşıldığını görüyoruz. Bu arada twitter’ın da aylık olarak 300 milyon civarında aktif kullanıcı bulunuyor. Facebook ise bu konuda günlük 800 milyon aktif kullanıcının üzerine çıkarak epey bir ileride yer alıyor.

Türk Tüketicisinin Teknolojiye Bakışı ve İnternet Kullanım Alışkanlıkları

, , , , ,

Türkiye araştırmaları ile tanınan Ipsos KMG; 2 yılda bir yaptığı “Türkiye’yi Anlama Klavuzu Araştırması” ile çok ilgi çekici sonuçları paylaşıyor. Bu araştırmada hane yapısı, kişilik,  kadın, çevre, siyaset, günlük yaşam gibi alışkanlıkların yanı sıra reklam, medya, teknoloji gibi birçok farklı yönden Türk insanının tutum, davranış ve özellikleri inceleniyor..

Araştırma Türkiye nüfusunu temsil etme yeteneğine sahip seçilen kişiler üzerinde yapılıyor. Araştırma 14 yaş üstü 15.953 kişi ile görüşülerek yapılmış.

Biz bu araştırmada  internet ile ilgili sonuçları inceleyeceğiz.

Türkiye’de internet kullanımı
İnternet kullanım oranı Türkiye genelinde %46 iken, bu oran Marmara bölgesinde %55’e yükseliyor iken Ege Bölgesi Türkiye geneli ile aynı oranı veriyor. Karadeniz Bölgesi, Doğu Anadolu Bölgesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Karadeniz Bölgesi %37 oranı ile internet kullanım oranının en düşük olduğu bölgeler.
internet-kullanım-oranları

İnternet Kullanım Sıklığı 
Araştırmada ilgi çeken diğer bir sonuç ta İnternet kullanıcılarının %73 gibi çok önemli bir oranı Facebook’u düzenli ziyaret ediyor. Bunu bilgi edinmek için internete girenler (%70) izliyor. Eğlenceli vakit geçirmek için interneti kullananların oranı ise %59.

internet-kullanım-sııklıgı1

Ayrıca kullanım alanları olarak ilk sırayı bir sosyal mecra olan facebook %73’lük oranla ilk sırada, bunu MSN tarzı sohbet araçları %37 ile 2. sırada izliyor. Gazete ve müzik siteleri ise listede yine 3. ve 4. sırada, önemli diğer nokta ise youtube’un izlenme oranları….

internet-kullanım-yogunlugu

 Türk Halkının Teknolojiye Bakışı

Türkiye’de insanların %20’si teknolojik yenilikleri yakından takip ediyor ve hemen kullanmaya başlıyor. Erkeklerde teknolojik gelişmeleri takip etme oranı kadınların oldukça üzerinde.
Gençlerde teknolojik gelişmeleri yakından takip edip hemen kullanmaya başlayanların oranı %30’un üzerinde iken bu oran ilerleyen yaşlarda %12’ye kadar düşüyor.
Türkiye genelinde internet kullanım oranı %46 iken, bu oran Marmara bölgesinde %55’e yükseliyor. Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Karadeniz ise internet kullanım oranının en düşük olduğu bölgeler.

teknoloji-yakından-takip-ediyorumr

Öte yandan teknolojik gelişmelerin hayatı kolaylaştırdığı düşüncesi toplumda çok yaygın. Erkeklerin %73’ü, kadınların da %71’i bu görüşü taşıyor. Yaş ilerledikçe teknolojik gelişmelerin hayatı kolaylaştırdığına inananların oranı azalıyor, ama yine de 45 yaş üstündekilerin de çoğunluğu (%69) aynı görüşte.

teknolojik-gelişmeler-hayatı-kolaylaştırıyor

Teknolojiye güvenmeyen ve kuşkuyla yaklaşanlar azınlıkta. Erkeklerin sadece %15’i, kadınların da sadece %12’si teknolojiye güvenmediğini ve kuşkuyla yaklaştığını söylüyor.

Türkiye’yi anlama klavuzu bir çok alanda ipuçları veriyor. Merak edenler www.turkiyeyianlamaklavuzu.com adresinden bu e-kitaba ulaşabilirler.

Girişiminizin başarılı olması için gerekli olan 3 temel özellik

, , , , , , , , , , , , , ,

basali-girisim-6400

 

Girişimciliğin bir altın kuralı yok. Zaten öyle olsaydı bu kuralı uygulayan her iş fikri başarılı, her girişimci de otomatik olarak zengin olurdu. Fakat istatistikler gösteriyor ki, birinci yılının sonunda ayakta kalabilen girişimlerin oranı sadece yüzde 10 civarında. Yani her 10 yeni girişimden 9’u ilk 12 ayı tamamlayamadan kepenk kapatmak zorunda kalıyor. Sonraki her yılda ise bu sayı düşmeye devam ediyor ve 5. yılı kutlayabilenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.

Bununla beraber bu şanslı (veya başarılı) azınlığı inceleyerek girişimlerin nasıl daha başarılı olabileceğine dair fikir yürütmek mümkün olabilir. Bir girişimin başarısını belirleyen kuşkusuz sayısız etmen var ama girişimcinin sunduğu ürün veya hizmete dair 3 temel özelliğin başarıyı doğrudan etkilediğini söylemek mümkün.

1. Vazgeçilmezlik

Hayattaki bazı şeylerden vazgeçemeyiz. Yemek yemek, giyinmek, sosyalleşmek, varlığını sürdürmek insanların en temel ihtiyaçlarından sadece bazıları ve çoğu zaman öncelikle bunları sağlamak için çalışıyoruz.Girişiminizin ortaya koyduğu ürün ya da hizmet, bu gibi temel ihtiyaçlara cevap verebiliyor mu? Eğer öyleyse şanslısınız çünkü kriz gibi olağanüstü zamanlarda bile alıcı bulabilme ihtimaliniz yüksek demektir.

 

2. Sorun çözmePek çok yatırımcının bir girişimciye ilk sorduğu soru, ürün veya hizmetin tüketicilerin hangi sorununu çözdüğü, hangi probleme yanıt olduğu yönünde oluyor. Çünkü kullanıcılar bir önceki maddedeki en hayati ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra, yaşamlarındaki sıkıntıları çözmeye odaklanmaya başlıyorlar.Daha kolay ulaşım, daha hızlı iletişim, daha pratik bir sosyalleşme bu duruma verilebilecek bazı örnekler. Zaten farklı ulaşım yöntemleri kullanıyoruz ama trafikte vakit kaybetmememizi sağlayacak bir çözümü tercih ederiz. Eskiden mektup ve telgraf ile iletişim kuruluyordu ama cep telefonları iletişim hızını artırdı. Ev gezmeleri bir dönemin en popüler sosyalleşme yöntemiyken bugün insanlarla Facebook üzerinden kolaylıkla iletişim kurabiliyoruz. Bunlardan herhangi birinin eksikliği bizim için ölümcül değil ama temel ihtiyaçlarını karşıya bilen herkes yaşam kalitesini artıracak bu gibi ürün veya hizmetlere yöneliyorlar.

Sorun çözme hedefe iyi odaklanan girişimlerde inovasyonun etkisi ve öneminin büyük olduğunun da altını çizmekte fayda var.

3. Keyif

İnsanların keyiflerine düşkün olduğu bir sır değil. En temel ihtiyaç maddelerinden biri su olsa da, kahvaltıda çay içmenin keyfi başka. Gün içinde bir iki fincan kahve, akşam dışarı çıktığınızda tercihe göre alkollü veya alkosüz içecekler sudan daha çok tüketiliyor. Bunların hiç biri aslında vazgeçilmez değil. Hatta hemen hiç biri bizim kayda değer bir sorunumuzu da çözmüyor. Daha temel özellikleri bizim için keyifli olmaları.
Daha da somut örneklere moda alanından verilebilir. Giyim temel bir ihtiyaç ama altın bir kolyeye sahip olmamak ölümcül bir durum değil. Ya da pek çok kişi için en temel işlevlere sahip bir cep telefonu iletişim ihtiyacını karşılayabilecekken, 4 çekirdekli işlemciye sahip ve 40 megapiksel kameralı bir telefon da rahatlıkla alıcı bulabiliyor.7 yıldızlı oteller, bilgisayar oyunları, filmler, limuzinler ve benzeri pek çok ürün ya da hizmet de bu alana giriyor.

Kime göre vazgeçilmez, kime göre lüks?

Tabi ki bu yukarıdaki örnekler en temel seviyedeki ve çoğunlukla bireysel örnekler. Kişisel tercih ve önceliklere göre çeşitlendirilebilmeleri mümkün. Biri için vazgeçilmez olan bir konu, diğeri için aynı derecede önemli olmayabilir. Bu yüzden hem bu, hem de diğer maddeleri hedef kitleniz açısından değerlendirmenizde fayda var.

 

Üçü bir aradaEn başta da söylediğimiz gibi bu 3 temel özelliğin bir arada bulunması pek mümkün, hatta şart da değil. Yine de girişiminizin sunduğu ürün ya da hizmet bunu başarabiliyorsa şirketinizin birinci yılını kutlamamanız için ortada bir neden yok.Diğer yandan yukarıdakilerden sadece tek bir alana dahil olması da girişimin rekabet şartlarını zorlaştırıyor. Temel giyim geniş kitleler için bir ihtiyaç ama zaten bu yüzden o alanda çözüm üreten çok sayıda firma var. 7 yıldızlı otel sayısı düşük ama bu kez de o otelin konaklama bedelini karşılayabilecek kişilerin sayısı da çok fazla değil. Yani tek bir alanda olan firmalar için de bu durum; ya çok rakip, ya da küçük pazar sorunları ile yüzleşmek anlamına geliyor.

Sonuç

Tüm bu bilgiler ışığında ilk yapmanız gereken girişiminizin yukarıdaki 3 temel alandan hangisine veya hangilerine dahil olduğunu ayırt etmek. Bu sayede hedef kitleniz için de anlamınızı daha kolay tespit edebilir ve pazarlamadan satışa farklı çalışmalarınızı bu eksende konumlandırabilirsiniz.
Diğer yandan hangi alanda olduğunuzu bilmek, ürün ya da hizmetinizi diğer alanın sunuğu avantajları da kazanacak şekilde geliştire bilip geliştiremeyeceğinize kafa yorma şansı da tanıyor. 3 alanda birden yer alma ihtimaliniz düşük olsa bile, vazgeçilmez bir ürünün aynı zamanda bir de konusuyla ilgili bir sorun giderme özelliğine sahip olmasını sağlamak girişimizin başarı şansını artırabilir.

 

 

 

webrazzi.com

 

“İyilik” Projesi: #KindVines

, , , , , , , , , , , , , ,
timthumb
Sosyal medyayı iyilik amaçlı kullanımın arttığı son dönemde, bir projede Eleven Inc. tarafından gerçekleştiriliyor. Mikro site üzerinde hazırlanan proje Vine videolarıyla süslenmiş. Videolar iyilik yapma anlarının çekilmesiyle oluşuyor.  #KindVines
Sosyal medyanın psikolojik etkileşim yarattığı günümüzde genel-geçer bilgi haline gelmişken, her an karşımıza çıkabilecek küçük dokunuşların bu kanalları kullanarak yayılması çok güzel bir fikir. Küçük bir mikro siteyle dünyaya güzel mesajlar yaymak o kadarda zor değil.
Uzun zamandır siz de bu tarz videoları mutlaka izlemişsinizdir; ikramiye çıkmış bir piyango biletinin evsiz birine hediye edilmesi; dostumuz hayvanların bebeklerle olan iletişimi, koruyuculuğu ya da çöp kutusuna sıkışan ayı ailesine korka korka tahta bir merdivenle yardım eden kadın gibi bir çok örnek mevcut.
#KindVines hastag’i ile sizde çektiğiniz ya da tanıdıklarınızın çektiği videoları etiketleyerek Vine’da paylaşmak. Proje mikro sitesi www.kindvines.org

10 Yıllık Karşılıklı Güven Üzerine; Ergül Teknik Plaket Taktimi..

, , , , , , , , , , , , , ,

Halil GÜLADA – Ergül Teknik from Localveri on Vimeo.

Halil GÜLADA, 1970’den günümüze Ergül Teknik Soğutma ve Mutfak Dekorasyon Sanayi olarak hizmet veren firmanın kurucusudur. Halil Bey ile 10 yıldır kurduğumuz iş bağlantılarımızda, dijital alanda çözüm ortaklığı yapmaktan mutluyuz. Uzun soluklu bu dijital çalışmalarımızda bize güvendiği ve çalışmalarımızın süreklilik arz etmesinden dolayı kendilerine çok teşekkür ederiz. Sanal tanıtım alanını iyi tanıyan Ergül Teknik firmasının, yakın zamanda da web sitesini günümüz tekno-dizayn uygulamalarıyla yenilemiştik. Günümüz medya trendlerine ve SEO çalışmalarına uygun micro web page çalışmalarını da tamamladık; böylelikle Ergül Teknik sogukhavadepolari.web.tr, sanayitipibuzdolaplari.com ve endustriyelmutfakekipmanlari.com olmak üzere üç mini siteye daha sahip oldu.

Yeni çalışmalarımız vesileyle Halil Bey’e çalışma hayatımızın daha uzun yıllar sürmesi temennisi ve teknolojik farkındalığından dolayı Localveri Teşekkür Plaketini sunmaktan onur duyduk.

Twitter’da dillerin tarihsel evrimi

, , , , , , , , , , , , , ,

Sosyal veri şirketi Gnip’in yaptığı tweet araştırması Twitter’daki hakim dilleri ortaya koyuyor. Araştırmaya göre %51’lik payıyla İngilizce en popüler dil olurken, Türkçe’nin toplumsal olayların da etkisiyle sosyal ağdaki payını hızla yükselttiği görülüyor.

Twitter’ın bir sosyal ağ olarak kullanıcıların hayatında nasıl bir yere sahip olduğunu geride bıraktığımız toplumsal olaylar açıkça gösterdi. Mikroblog sitesi, son birkaç yılda afet, direniş ve önemli organizasyonlar gibi toplumları yakından ilgilendiren durumlarda bir sosyal ağdan daha fazlası olarak hayatımızda yer aldı.

Araştırmalar gösteriyor ki Twitter kullanıcıların düşüncelerini ifade ettiği kadar aynı zamanda gelişmeleri takip ettiği birincil haber kaynaklarından biri haline geldi. Zira akıllı telefonlarla birlikte hayatın içinden bilgilere direkt olarak Twitter’dan öğrenmek mümkün.

Küresel bir meydan olarak nitelendirebileceğimiz sosyal ağın toplumlar üzerindeki etkisini geçtiğimiz dönemde bazıları Türkiye’de bazılarıysa dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşanan olaylarla şahit olsak da Gnip adlı sosyal veri şirketi, Twitter’ın bu gücünü açıkça ortaya koyan bir araştırmaya imza attı.

2006 yılından bu yana Twitter’da kullanıcıların seçtiği dilleri ölçümleyen şirket, oluşturduğu grafikle sosyal ağdaki hakim dilleri ortaya koyuyor. Aşağıda görebileceğiniz grafiğe göre 2013 itibarıyla Twitter’ın %51′i İngilizce tweet gönderiyor. Grafikte İngilizce tweet’lerin oranının 2006 yılından bu yana gerilediği görülüyor.

Teknoloji notları: ‘Gelişim’.

, , , , , , , , , , , , , ,

Her internet kullanıcısının oluşturduğu veriler dijital platformda depolanıyor. Lakin kullanılan verilerin %85’inden işletmeciler sorumlu. Genel bağlamda kullanılan verilerin oluşum faktörü işletmeciler, verileri kullanan ve yayan ise tüketiciler.

EMC Dijital Dünya Araştırması’nın sonuçlarına göre; 2013-2020 yılları arasında dijital dünyanın 4.4 trilyon gigabayttan 44 trilyon gigabayta çıkarak 10 kat büyümesi bekleniyor.

İşletmecilerin dijital mecrada var olmaları ve yönetebilmeleri artık daha önem taşıyor. Yoğun bilgi trafiğinde müşterilerin dikkatlerini çekmek artık zorunlu hale geliyor. Sürekli etkileşim halinde kalarak marka beğendirme ve hatırlatma işlemleri yapmayan işletmelerin, bu trafikte kaybolacağı ön görülüyor.

Bugün dijital dünyayı oluşturan veri miktarı dünya ile ay arasındaki mesafenin 2/3’üne uzanacak 1 raf dolusu iPad Air dolduracak miktarda (253.704 km). 2020senesinde bu miktar 6.6 adet raf dolusu iPad Air dolduracak miktara ulaşacak.

Teknoloji Notları: ‘Yenilik’.

Google reklam ve izleme araçları, gün geçtikçe işletmelerin yüzünü güldürmeye devam ediyor. Arama motorlarında marka adının üst sıralarda çıkmasını ya da müşteri takibi sağlasa da teknoloji gelişmeye devam ediyor, veri trafiği artıyor. Bu nedenle Analytics’in özellikle e-ticaret verilerini takip etmesi için yeni uygulama sunuma çıktı.

Şimdiye kadar ziyaretçi takibi etrafında özellikler sunan Google Analytics, e-ticaret siteleri için özel tanımlamalar ve müşteri takip özellikleri tanıtacak. Kullanıcıların alışveriş süreçleri hakkında daha detaylı bilgi sahibi olacağız. Şu anda etkinlikler kullanılarak yapılabilen sepete ekleme-çıkarma ya da ürün görüntülenmesi gibi birçok raporlama event eklenmesine gerek kalmadan otomatik olarak görüntülenebilecek. Google Analytics Summit etkinliğinde tanıtılan uygulamanın temelinde ‘büyük veri’ sistematiği yatıyor.

E-ticaret müşterilerinin sitedeki gezinme, satın alma ve ödeme hareketleri özel olarak raporlanacak. Böylece tüketici davranışları e-ticaret özelinde izlenecek ve satışları artırmanın yolu açılacak. Universal Analytics’e geçerek yeni uygulamaya başlayabilirsiniz.

Taşlar Yerinden Oynarken Dijital Pazarlamanın Kuralları

, , , , , , , , , , , , , ,

Dijital çağdayız… Doğrular ve yanlışlar değişiyor. Kurallar yeniden yazılıyor… Fatoş Karahasan pazarlama kurallarını anlatıyor.
Dijital pazarlama iletişimi önemli yükselişte; sağlıklı yönlendirme bir gereksinim olgusu… 2012 ilk yarısında tüm mecra yatırımları bir önceki yıla oranla yüzde 5,2 büyürken dijital yüzde 34,4 büyüdü. Sözün özü, internetin yükselişi önlenemeyecek… İnternet gelecektir, gelecek internettir. Bu değerli kitabın sektöre beklenen bağlamda yönlendirme sağlayacağını düşünüyorum…
Ahmet Pura – IAB Türkiye Başkanı

Mobil ve dijital çağ olarak tanımlayacağımız yeni dönem, her işin önüne bir “m-” gelmesiyle yeniden şekilleniyor. Mobilizasyon ve dijitalizasyon, pazarlama ve satış dünyasına yeni fırsatlar sunuyor. Bu yeni dönemde kalıcı olmak isteyen her marka ve her kurum, er ya da geç pazarlama dünyasının yeni normalleriyle tanışacak ve “m-pazarlama” sayesinde hizmetlerini derinleştirecektir. Bu kitabın tüm yöneticilere “mobil dijital devrim” yolculuklarında, faydalı bir kaynak olacağını umuyorum.
Serpil Timuray – Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı

Yeni teknolojiler katma değerli ürünler ve servislerde birleşerek, hayatımıza yeni bir boyut kazandıracak. Taşlar Yerinden Oynarken Dijital Pazarlamanın Kuralları kitabı, hayatımızın yeni boyutunu anlamlandırmada bizlere yardımcı oluyor.
Tahsin Yılmaz – Türk Telekom CEO’su